Saygıdeğer
okurlarım…
Teknik bir nedenle, Gazeteciler Cemiyeti internet sitemiz, uzunca
sayılabilecek bir süre yayınına ara vermek zorunda kaldı…
Bu süre zarfında çok şeyler oldu…
Çok şeylerin başlangıcı için düğmelere basıldı…
Yeni milatlar…
Kapanacak çağlar…
Açılacak ufuklar…
Umutlar demiyorum…
Karabük’ün yeniden dirilişi için yapılan hazırlıklar…
Sabırla ve akılla oyunlar bozulacak…
Dün olduğu gibi aynen bugün de…
“VEBALIDAN” kaçanlar çoğalacak…
Karanlık mahvellerin tek başına oturan yapayalnız “YARASALARI” daha da
yalnız kalacaklar…
Sonunda…
Son darbe vurulduğunda…
Diz çökmeyecekler…
And olsun ki Tarihin karanlık çukurlarında kaybolup gidecekler...
Çünkü…
“KİMSEYE DÖKE SAÇA”…
“YOĞURT YEDİRMEZLER”…
Basılan düğmenin ne olduğunu bilmiyorlar…
Hissediyorlar, ancak öğrenemiyorlar…
Bilgi alamıyorlar “KUDURUYORLAR”…
Önemli bilgi kaynaklarının tamamı kurudu…
Çoluktan çocuktan haber soruyorlar…
Geçmişte sadakatle kendilerine bağlı olanları teker teker sattıklarından…
Satılacak günlerinin sırasını bekliyorlar…
“KİMSEYE DÖKE SAÇA”…
“YOĞURT YEDİRMEZLER”…
Bu bir atasözü…
“KİMSEYE DÖKE SAÇA”…
“YOĞURT YEDİRMEZLER”…
Ya ‘yoğurdu yerken dikkat et döke saça yeme’ derler…
Ya da yoğurt kâsesini ellerinden alıp adamın suratına bir Osmanlı şamarını
nakşederler…
Aç gözlülükler, sözde kurnazlıklar, ikiyüzlülükler, paylaşmasını bilmeyenler
ve en önemlisi vefa ve sadakatten nasibini almamış olanlar sayesinde…
Karabük çöküyor…
Karabük çürüyor…
Karabük küçülüyor, büzülüyor, süzüm süzüm süzülüyor…
Hiç kimse, altı yüz doksan liraya aldığı kütüğü yedi yüz otuz liradan satıp
kiloda kırk lira kazandığı iddia edilen açgözlü adamların sebep olduğu
“YİRMİ TRİLYON ZARAR ETTİK” yaygaralarına kanmıyor, inanmıyor…
Kiloda kırk lira korkunç para…
Kiloda kırk lira deli para…
Beş yüz bin ton kütükte kaç trilyon lira? …
Diye adama sorarlar…
Yazacağız, bunları çok konuşacağız…
“KİMSEYE DÖKE SAÇA”…
“YOĞURT YEDİRMEZLER”…
İşçi sözde toplu sözleşme yaptı…
Ne aldı? ...
Biraz gargaraya getirildi olay…
Biraz katakulliye…
Biraz Ereğli dendi…
Biraz tehdit, biraz gözdağı, biraz da yaygara koparıldı…
Sonra…
“OYUNCAKLA” oynamaya devam ettirilen “OYUNCAKÇI” ya mevcut konjöktor de göz
önünde bulundurularak şimdilik tekrar bir şans daha verildi…
Ancak…
“KİMSEYE DÖKE SAÇA”…
“YOĞURT YEDİRMEZLER”…
Yazacağız, bunları çok konuşacağız…
Toplantı yapılmış bir yerde…
“OYUNCAKÇI” sanki her şeye hâkimmiş gibi ahkâm kesmiş…
Sadece verilen mektubu “ADRESE” götürmesi gerekirken…
O havalara girip “HIRSIZ, ARSIZ, NAMUSSUZ” suçlamalarıyla “OYUNCAKÇILIĞINI”
unutup nutuk atmış…
İddia bu…
Amma, ne yazık ki meydanları karıştırmış…
Öyle olmasına rağmen, yüreği yiğit, bileği yiğit, kendi yiğit bir
kardaşımızdan da o toplantıda ağzının payını almış…
Yazacağız, bunları çok konuşacağız…
“KİMSEYE DÖKE SAÇA”…
“YOĞURT YEDİRMEZLER”…
Bugüne kadar “SÖZDE KURTARICI ŞOVALYE” ve yalakaları, Karabük’ü kandırdı,
Karabük’teki Devleti kandırdı, Ankara payitahtta Ümmet-i Muhammedi kandırdı…
Ancak yolun sonu görünüyor…
Abbas yolcu…
Başbakan bile, herhalde o kadar çok kandırılmış ki “SÖZDE KURTARICI ŞOVALYE”
ve yalakalarını Karabük’te tek güç olarak görmüş de sitem etmiş…
“Bir seçimi kazanamadınız, kaybettirdiniz” demiş…
Tavsiye ederiz bir gizli kamuoyu yoklaması yaptırsın…
Ve Sayın Başbakan kamuoyu yoklamasında sordursun…
“SÖZDE KURTARICI ŞOVALYE’Yİ, OYUNCAKÇIYI, CÜCEYİ, KÂTİBİ VE TÜM YALAKALARI
NASIL BİLİRSİNİZ EY KARABÜK HALKI” desin…
Bakalım ne çıkacak…
Bunlar bu Karabük’te olduğu müddetçe, bundan sonra seçim meçim
kazanamazsınız Sayın Başbakan…
Ben size söyleyeyim mi? …
Ne çıkar kamuoyu yoklamasında…
“ÇERKEŞLİ HOCA’NIN” söylediği gibi…
“GÖMÜN ………..”…
Yazacağız bunları çok konuşacağız…
“KİMSEYE DÖKE SAÇA”…
“YOĞURT YEDİRMEZLER”…
Son zamanlarda bir “KARMET” korkusu başladı…
Korkunun ecele faydası yok…
Yer bahane, ter bahane, su bahane, sel bahane edilir oldu…
Eğer savaş, üç kilo, beş kilo, üç yüz ton, beş yüz ton kütük olsa, bahaneler
işe yarar…
“KARMET” demek, birliktelik demek…
“KARMET” demek, yatırım demek…
“KARMET” demek, istihdam demek, bin kişi de olsa işsizliği önlemek demek…
“KARMET” demek, başkaldırı demek…
“KARMET” demek, Karabük’ün kaderinin dönüm noktası demek…
“KARMET” demek, 1999’da sağlanamayan öze dönüş demek…
Kim bu yatırıma taş koymaya kalkarsa, taşın altında kafası ve gövdesi kalır…
Ankara’da o gün ulaşılmaz gibi gözükenlere…
Bugün istendiği anda ulaşılır…
O gün bazı “RAHMETLİLER” vasıtasıyla ulaşılan doruklara, ulaşmak isteyecek
olanlar ise…
Karabük-Ankara yolunda yaya kalır, havasını alır…
Volvolar ve dahi Opeller Ankara’ya gitmekte çok zorlanır…
Uzun yıllar sonra köprülerin altından çok sular geçti…
Yazacağız bunları çok konuşacağız…
“KİMSEYE DÖKE SAÇA”…
“YOĞURT YEDİRMEZLER”…
Yazacağım, çok yazacağım…
Abuk subuk değil…
Satır aralarında bulmaca çözdürür gibi yazacağım…
Kinle intikamla değil…
Alavere dalavereyle değil…
Menfaatime öyle geldiği için değil…
Karabük için…
Garip guraba, fakir fukara için…
İnsanlık onuru için yazacağım…
Kovulan ve tehdit edilen işçiler…
Dar, naçar kalmış çaresizler için yazacağım…
Ve haykıracağım…
“KİMSEYE DÖKE SAÇA”…
“YOĞURT YEDİRMEZLER”…
Emmim, emicem, abucam…
“KİMSEYE DÖKE SAÇA”…
“YOĞURT YEDİRMEZLER”…
Bu böyle biline…
Bekleyin…
Bekleyin de görün…
Kardemir A. Ş Mali Genel Kurulu bugün yapıldı. Genel Kurulda Yönetim ve
Denetim Kurulları ile Bağımsız Denetleme Şirketinin faaliyetleri genel
kurulun onayına sunularak onaylandı. Ayrıca Yönetim ve Denetim Kurulu
yapılan oylama sonucunda ibra edildi.
Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Mutullah Yolbulan yaptığı açılış
konuşmasında yaşanan ekonomik krize rağmen 2008 yılında başarılı bir
faaliyet dönemi geçirdiklerini ve net dönem karının 256.691.327 TL olduğunu
belirtti.
Genel Kurulda ayrıca ortaklara 328.755.482,08 TL kar payı dağıtılması kararı
alındı. Kar payları hisse senedi olarak dağıtılacak. Öte yandan genel
kurulda her yıl kar payı dağıtılma kararı alındı.
08.05.2009
KARDEMİR VERGİ
REKORTMENİ.!
Karabük
İl Defterdarı Mümin Sayın 2008 vergilendirme dönemi kurumlar vergisi
rekortmenlerini dün düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı.
Kardemir bu yıl 64 milyon 440 bin 474 TL vergi ödeyerek kurumlar vergisi
rekortmeni olurken, yine Demir Çelik alanında hizmet veren KARDÖKMAK ise 1
milyon 260 bin 545 TL ile ikinci, Karabük’te yıllardır hizmet veren ve
Bartın’a da yatırım yapan MESCİER ise 1 milyon 219 bin 059 TL ile üçüncü
sırada yer aldı.
KARÇEL 1 milyon 118 bin 312 TL ile 4., Boskay metal 844 bin 362 TL ile 5.,
Yeşilyurt Demir Çelik Sanayi 785 bin 877 TL ile 6, isminin açıklanmasını
istemeyen bir mükellef yedinci, Demirkent yapı kooperatifi 476 bin 678 TL
ile 8., Yalçın Demir Çelik 466 bin 081 TL ile 9., Erçak temizlik ise 430.796
TL vergi ödeyerek 10. oldu.
Uzun yıllar sonra Kardemir’in vergi rekortmeni olması Kardemir’in geldiği
noktada başarısının göstergesi olarak nitelendirilirken, İl Defterdarı Mümin
Sayın, Vergi gelirleri tahakkuk toplamının 100. 439.843.23, Vergili
gelirleri tahsilat oranının 56.076.342.26 TL olduğunu söyledi.
Tahsilat oranın yüzde 56 olduğunu belirten Sayın, Vergi gelirleri tahakkuk
artışının yüzde 23, tahsilat artışının ise yüzde 34 olduğunu söyledi.
Vergi tahsilatı yönünden Karabük’ün 11 sırada olduğunu beyan eden İl
Defterdarı Sayın, Gelirlerin giderleri karşılaması yönünden ise Karabük’ün
Türkiye genelinde 18. sırada yer aldığını söyledi.
06.05.2009
KARDEMİR İRAN
DA YATIRIM YAPMAK İSTİYOR.!
Türkiye’nin
en büyük demir çelik kuruluşlarından biri sayılan Kardemir İran’da
yatırım yapmak istiyor.
Türkiye’nin ilk özelleşen demir çelik fabrikası olan büyük Kardemir şirketi,
İran’da bir takım incelemelerde bulunarak, İran’ın demir çelik geleceği
açısından çok uygun bir ülke olduğu sonucuna vardı.
Bu konuda Kardemir şirketi ile İranlı yetkililer arasında müzakereler
yapıldı ve Türk şirketinin İran’da 500 milyon dolarlık yatırım yapma imkanı
inceleniyor.
Ankara’daki bir kaynak, İran devlet demir yolu şirketinden bir heyetin
Karabük’teki Kardemir fabrikasını ziyaret ettiğini ve ray alma konusunda
görüşmelerde bulunduğunu vurguladı.
IRNA.Tahran.02.05.2009
UMARIM BU KRİZ
ERKEN SONA ERER.!
İskenderun
ve Ereğli Demir Çelik İşletmelerinde üretim ciddi bir şekilde aşağıya
çekildiğini belirten ve bu nedenle İskenderun ve Ereğli’de 2 yüksek fırının
durma noktasına geldiğini belirten Tankut, “Bu iki kurumda bu yüzden
ücretsiz izin, işten çıkartma yada ücretlerde indirimlerin gündeme geldi”
dedi
Çelik- İş Sendikası Genel Başkanı Hikmet Feridun Tankut, Karabükspor Kulüp
Binasında düzenlediği basın toplantısında basın mensuplarının Demir çelik
sektöründeki krize yönelik sorularını yanıtladı.
Tankut, Demir çelik sektörü ve metal sektöründe krizi ciddi bir şekilde
hissettiğini, Kriz yüzünden dünyada milyonlarca ton üretim yapan büyük
firmaların bile kapandığını ya da üretimlerini düşürdüğünü belirterek “
Türkiye bazında baktığımızda da birçok özel sektör demir çelik üreticileri
zaman zaman işçilerine ücretsiz izinler vererek fabrikalarını durdurdular.
Demir üretmek arzla ilgili bir olay, eğer satamıyorsan üretmenin de bir
mantığı da olmuyor. Ama Ark Ocaklı kurumlar, kontak kapatır gibi
fabrikalarını kapatabiliyorlar. Hammaddeyle çalışan demir çelik üreten
İskenderun, Ereğli ve Karabük’ün bu şansı yok. Buralar durmadan üretmek
üretirken de satmak zorunda. İşte satış olmayınca üretimde de buraları
sıkıntı yaşamaya başladı” dedi.
26.04.2009
ERDEMİR&TÜRK
METAL ANLAŞTI !
Erdemir`de
yetkili Türk Metal Sendikası, işverenle yaptıkları pazarlık sonucunda saat
ücretlerinde indirime gidildiğini resmen açıklayarak kamuoyunu
bilgilendirdi.
Anlaşma yaparak 1400 kişinin işini kurtardığını iddia eden Türk Metal`in
yazılı açıklaması aynen şu şekilde:
Türkiye ‘nin sadece ekonomik yapısında değil, sosyal yapısında da derin
yaralar açan ve gün geçtikçe açtığı yaraların nasıl kapanacağı yolundaki,
kuşkularımızı çoğaltan küresel ekonomik kriz, birçok gelişmiş ülkede sosyal
tarafları ortak çözüm arayışına itmiştir.
Küresel ekonomik bunalımın , tüm dünyada başta otomotiv ve demir-çelik olmak
üzere sanayinin ana damarları olan sektörlerde hem istihdam yapısı hem de
üretim ve pazarlama konusunda sıkıntılı bir sürece yol açtığı bilinmektedir.
Tüm demir çelik sektörü de bu daralmanın sancılarını çekmektedir. Türk
Sanayinin en önemli kuruluşlarından biri olan Ereğli Demir Çelik Fabrikaları
A.Ş. ve İskenderun Demir Çelik İşletmeleri A.Ş halen bu daralmanın etkisi
altındadır. Sendika olarak ekonomi ve sanayi dalında uzmanlaşmış bilim
adamlarıyla yapmış olduğumuz görüşmeler , daralma tespitini doğrulamıştır.
Dolayısıyla Türk Metal Sendikası olarak içinde bulunduğumuz süreçte ,
özellikle çalışanların istihdamına gelmesi muhtemel zararları önlemek
amacıyla neler yapılabileceği konusunda Erdemir A.Ş yetkilileriyle görüşerek
bir karar aşamasına gelmiş bulunmaktayız.
Varılan noktada halen yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan
Türk Metal Sendikası ile Erdemir İşvereni (OYAK AŞ) yürürlükteki toplu
sözleşmenin maddelerinde , bir sonraki sürecinin başlangıcı olan 31 Ağustos
2010 tarihine kadar yani 16 aylık süre için tadilat yapılması konusunda
mutabakata varmışlardır.
Varılan bu mutabakat çerçevesinde Ereğli Demir Çelik İşletmeleri’nde
işletmenin üst düzey yöneticileri de dahil olmak üzere , beyaz yakalılar ve
sendikamız üyesi metal işçileri 31 Ağustos 2010 tarihine kadar ücretlerini
%35 oranında bir azalma ile alacaklardır.
Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere söz konusu mutabakat Ereğli ve
İskenderun Demir Çelik İşletmeleri’nde çalışan ve işten çıkarılmaları söz
konusu olan 1400 metal işçisinin var olan ekonomik daralmaya kurban
edilmemesi içindir.
Benzer bir mutabakata, İskenderun Demir Çelik
İşletmeleri A.Ş. ‘ de çalışan işçiler adına işyerinde yetkili sendika ile
İSDEMİR işvereni (OYAK AŞ)tarafından varılmıştır.
Taraflar, varılan mutabakatın uç tarihi olan 31 Ağustos 2010 tarihine kadar
yüz kızartıcı suç işleyenlerin haricinde işten çıkarmaların olmaması için de
anlaşmaya varmışlardır.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
22.04.2009
Bağlantı Haber: Türk Metal Sendikasının bittiği andır..!
23.04.2009
UTANGAÇ
REKORTMENLER
Karabük,
Çorum Denizli ve Diyarbakır
BAŞLIKTAKİ illeri okuyunca ne anladınız?
Kırk yıl düşünseniz aklınıza gelmez.
En iyisi biz açıklayalım.
UTANGAÇ REKORTMENLER
Başlıktaki dört il, utangaç zenginlerin ya da utangaç rekortmenlerin en çok
olduğu iller…
Bu illerdeki zenginler daha doğrusu en çok kazanç elde edip, vergi ödeyen
kişiler, bu durumlarının bilinmesini istemiyorlar!
Özellikle, Karabük…
Beş sıfırla, liste birincisi…
Bu ildeki zenginler, çok mahcuplar ya da başka bir nedenle, en çok kazanç elde
eden kişi olduklarının, bilinmesini istemiyorlar. Daha ötesi bunun bilinmesinden
çekiniyorlar.
Diyeceksiniz ki… “Tam bilmece gibi oldu, açıklayın nedir bu olay?”
Hemen açıklayalım.
Efendim, her yıl iller itibariyle, o ilde en çok kazanç elde eden ve vergi
ödeyen 5 kişinin, isim listesi ve ödediği vergiler açıklanıyor.
Bu yıl da açıklandı.
İller itibariye “www.gib.gov.tr”den inceliyoruz… O da ne?
KARDEMİR'İN
KÖLELERİ
Kardemir
A.Ş.’de şu an ortalama 3 Bin 500 işçi çalışıyor. Kriz Nedeniyle Türkiye
genelinde tüm sektörler işçi çıkartırken, Kardemir ise Milyon dolarlık
karlar açıklıyor ve son toplu sözleşmede ise kısmi memnuniyet verici bir
sonuca ulaşıldı.
Bu hafta ortasında Karabük gündemine düşen 12 Kardemir çalışanının işten
çıkarıldığı konusu toplumu tedirgin etti ve insanları derin bir düşünceye
sevk etti.
12 Kardemir işçisinin işten çıkarılma konusu tam bir bilmece. Ne Çelik İş
Sendika yetkilileri, ne de Kardemir Yöneticileri bu 12 işçinin şu anki
statüsü hakkında net bir açıklama yapmıyor.
İşten çıkarılan Kardemir işçileri ise yalnızca süresiz ücretsiz izine
çıkarıldıklarını biliyorlar. Tekrar işbaşı yapabilecekler mi, hesapları
kesildi mi? bilmiyorlar.
Çelik İş Sendikası Genel Merkez ve Karabük Şube yöneticileri konu hakkında
bir bilgileri olmadığını ifade ediyorlarmış. Bir söylentiye göre ise
Kardemir A.Ş. Genel Müdürü Osman Kılavuz “bizim değil sendikanın tasarrufu”
diyormuş. Yani bu 12 işçinin ismini sendika vermiş. Tabi bunlar şu anda
Karabük sokaklarında konuşulanlar ve net bilgiler değil.
Ama Çelik İş Sendikası yetkililerinin bu 12 işçinin durumu hakkında bir
bilgi sahibi olmamaları ise sendikacılık adına tam bir utançtır. Üyelerinden
12 işçinin iş akdi fesih edilecek, belirsiz bir durum olacak ve sendikacılar
net bir şey bilmiyoruz diyecekler. Sendikacılık tarihine utanç olarak
geçecek bir durumdur.
Kardemir yöneticileri ise bu işçiler üzerine uyguladıkları tasarrufun net
ismini açıklamak zorundalar.
Ücretsiz izin ise ücretsiz izin, hesapları kesilmişse neden hesapları
kesildi?
Neden bu 12 işçi?
Devamı gelecek mi?
17.04.2009
KRİZ
Karabük
İHA – Kardemir A.Ş. kriz tedbirlerini sürdürürken, piyasaların daralması ve
alım gücünün düşmesinden dolayı 3 olan vardiya sayısını teke düşürdü.
Ülke genelinde devam eden ekonomik krizin etkilerini en az zararla kapatmayı
hedefleyen ve 2 aydır süren tedbirler çerçevesinde haddehanelerde peyder pey
olarak vardiya sayısını 3’ten 1’e indiren Kardemir, işçileri de yıllık ve
ücretsiz izne çıkarmaya başladı.
Kardemir A.Ş yetkililerinden alınan bilgilere göre; stok sahalarının
dolması, alım pazarının düşmesi ve taleplerin azalmasından dolayı
haddehaneler bölümünde üretim 3 vardiyadan tek vardiyaya indirildiği
öğrenildi.
Krizin minimum seviyede atlatılması açısından dün itibariyle işçilere yıllık
ve ücretsiz izin kullandırılmaya başlandı. İlk etapta 2 işçinin ücretsiz
izne, 9 işçinin ise yıllık izne çıkarıldığı fabrikada, bugünden itibaren
yıllık izine çıkarılacak işçilerin sayısının artacağı belirtildi Diğer
yandan Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş, ( Kardemir) 2008 yılı
faaliyetlerinin görüşüleceği Olağan Genel Kurul Toplantısının bugün saat
14.00'de Çebioğlu Memurlar Kulübünde gerçekleştirileceği öğrenildi.
17.04.2009
HADDEHANE
MEYDANINDAN, ESENBOĞA'YA
Kriz
vurdu…
Kriz gerdi…
Kriz deldi geçti, söylevleri havalarda uçuşurken…
Bir tarafta resmi ağızlar…
“Kardemir bu krizden etkilenmez, işlerimiz çok iyi” diyorlar…
Öbür tarafta “gayrı resmi ağızlara”…
“Öldük, bittik, eridik, kül olduk aman” türküsünü söylettiriyorlar…
Bir tarafta “ray satarım, ballı satarım” oyunu oynanıyor…
Öbür tarafta sudan çıkmış ak kaşık rolü tatbik ediliyor…
Bir tarafta, çalışan hangi şartlarda çalıştığını biliyor…
Öbür tarafta, “sabah hiç olmazsa işe gidiyorsun, işin var, ya kapının önüne
konursan, birde kriz yılsonuna kadar sürerse, Kardemir acı reçeteler
uygulayabilir” ince tehditlerini söylettiriyorlar…
Bir tarafta BOL KÜFÜR VE HAKARETLE “kâtip” kâtipliğini yapıyor…
Öbür yanda kredi borcu, kredi kartı borcu ile çelik işçisi kavruluyor…
Bir tarafta 17 bin işsiz, iş için kıvır kıvır kıvranıyor…
Öbür yanda sessiz sedasız toplu iş sözleşmesi imzalanıyor…
Sanki talandan mal kaçırılıyor…
İki yılın sonunda toplam %16.52 zam…
Ortalama yıllık %8.26 ücret artışı…
Oda parça parça…